23 Ağustos 2016 Salı

Kelimeler 2

Bendenizin dusunup buldugu ilginc diller-arasi bezerlikler gosteren kelimelere devam...


İngilizce
Türkçe
Arapça/İbranice
Sümerce




Care
Koru+mak


Dawn
Tan


Flagellation
Falaka
Falaqah

Buckle
Bükül+mek
Büklüm


Over
Öbür (öteki taraf, karşı taraf)
Avri/ivrim, ivriyyim, ibrim, ibriyyim, habiru, eber, heber (karşı-taraftan- gelen anlamında ki "İbrani" -Hebrew- kelimesi burdan geliyor)


Oğul
Ğulem/Golam

Abide
İbadet
A’bada

Crisis

kawariz





Mean(ing)

Ma’na

Maven

Mubiyn/Mabhin

Big (bug İskandinav.)
Büyük


Castle
Kale
Qala

Augur
Uğur


Fowl
Fol (yok ymrt yok)


God
Hüda (Khoda Farsca, ikisi de Hint-Avrupa dil.e ait: normal)


Adobe
Edebi(yat)
At-tuba (Edebi)
Edubba (okuma-yazma'nın öğretildiği tablet- ev denilen "okul")
Earth
Ordu (campment)
Bu Zecharia Sitchin'dan.
Arz(Aretz)

Hoard
Ordu


Dabble
Debele+mek
Debelen+mek


Turn
Dön
Dun’ya (?!)

1 Ağustos 2016 Pazartesi

"Doğu Perinçek / 15 Temmuz Darbe Girişimi / Ulusal Özel"

Bekir Çoşkun, Yılmaz Özdil, ve Emin Çölaşan gibi şahısların ne mal olduklarını, Doğu Perinçek'in analiziyle, bir kere daha görüyoruz... Ben de bunlar için bir süre önce boşuna "Aydın Gözüken Karanlıklar" dememiştim...






19 Temmuz 2016 Salı

"Demokratik/sivil haklar için mücadele şart"


"Demokratik/sivil haklar için mücadele şart" başlıklı 12 Eylül 2010 referandumu öncesi yazdığım yazıdan uzun bir alinti:

Batı neden diğer kültürlere kıyasla, mesela Orta Doğu veya Çin, demokrasiye daha çabuk geçti?

Eminim bir çok katmanlı sebepleri vardır bu dönüşümün.

Fakat bu sebeplerden en önemlilerinden birinin haklarını elde etmek için kendilerini ezen zümrelere karşı cansiparane bir şekilde uğraşmaları ve/veya döğüşmeleri olduğunu düşünüyorum.

Al sana Fransız ihtilali, Amerikan bağımsızlık mücadelesi ve iç savaşı,  Gandi’nin Güney Afrika yönetimine ve ülkesinde İngilizlere karşı verdiği mücadele, Martin L. King'in ve zencilerin mücadelesi vs.

Bilhassa Müslüman halklar uzun süreden beri kendini yönetenlere baş eğmenin nerdeyse istisnasız “ulul-emr”e itaat etmenin bir gereği olduğuna inandırıldılar. Halbuki zulme karşı koymak ve hakkını aramak ta bir o kadar kutsal olan bir şey İslam’da.

Vel hasıl bizler haklarımızı aramak için gereken cesaret ve basireti gösteremedik.

Üç düzine düşük rütbeli subay yüzlerce genarali, binlerce subayı, onlarca seçkin yargıç ve üniversite profösörünü kısa bir sürede emekli ettiler.

Halkın yüksek oyuyla seçilmiş bir başbakanı ve iki bakanı astılar... Kısacası, ülkeyi işgal edip talan ettiler, kendi kıraç ideolojilerine uygun yapılandırdılar.

Halktan gık çıkmadı...

Habuki gasbedilen haklarını aramak ve korumak için--Gandi gibi, Martin L. King gibi--sokağa çıkıp zulme zamanında dur diyebilselerdi belki 27 Mayıs ülkemizin ilk ve tek darbesi olacaktı. Ülkemiz 50 sene geri kalmayacaktı.

Ama yapmadık…

Hakkımızı aramadık...

Uysal koyun kesildik...

Ne oldu? Korkunun ecele faydası oldu mu?

Bence olmadı...

On binlerce (çoğu gencecik) insanımız darbe düzeninin devamı için dalavere ve manipülasyonlarla çıkartılan/abartılan sağ- sol, Alevi-Sünni, Kürt-Türk iç çatışmalarında kurban verilmekten kurtarıldı mı?

Demokrasimiz sekteye uğradı…

.....

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Türk demokrasi tarihinde dönüm noktası

Ne demiştik?

"Menderes'i yanlız bıraktık, Erdoğan'ı asla!"

Öyle de oldu...

Ülkemizin güzel insanları, alçak bir darbe girişimine tarihe geçecek ve örnek olacak bir şekilde kahramanca karşı koydu ve bu girişimi püskürttü.

Nasıl bir kafa son yıllarda olan onca darbe girişimine karşı halkın da desteğiyle dik durarak bu girişimleri püskürten....ve neticede 22 milyonun oyunu almış bir cumhurbaşkanına ve hükümetine karşı darbenin başarılı olacağına inanabilir?

El cevap: Hür iradesini ve aklını (sözde) bir dini öndere endekslemiş, dolayısıyla bir robota dönüşmüş, ve böylece en büyük günah olan şirke bulaşmış kafa!

4 Nisan 2016 Pazartesi

"Türkiye'de muhalefetin kısa ve komik tarihi"

Haberturk'ten Serdar Turgut Turkiye'de neyin asil sorun oldugunu ornekleriyle kaleme almis ve soyle baglamis:

"Anlayacağınız Türkiye’de bir Erdoğan sorunu veya bir iktidar sorunu yok, sadece bir muhalefet sorunu var ve bu sorun yakın tarihimizden verdiğim örnekten de gördüğünüz gibi hep aynı."

Yazinin tamamini okumak icin tiklayin.

2 Nisan 2016 Cumartesi

"PKK'nın kurucularından Osman Öcalan'dan şok açıklamalar"

Turkiye'de PKK'nin son zamanlarda giristigi olaylarla ilgili aydinlatici ve bizim de iddia ve dusuncelerimizi destekler yonde analizler Abdullah Ocalan'in kardesi Osman Ocalan tarafindan yapiliyor:

http://www.sabah.com.tr/webtv/turkiye/pkknin-kurucularindan-osman-ocalandan-sok-aciklamalar

13 Ekim 2015 Salı

Aydin Gozuken Karanliklar

http://www.sabah.com.tr/gundem/2015/10/13/linc-cetesi-is-basinda?utm_source=25limanset&utm_medium=free&utm_term=post&utm_content=25li&utm_campaign=25limanset

Ulkemizin onunde muazzam bir engel teskil eden sey su kisa haber-yorumda bahsedilen kirli mentalitedir. Bu sozumona "aydin" olan sahislarin kalpleri tipki beyinleri gibi sig ve karanlik.

Bu patalojik ruh haleti icinde olan politikaci ve yazar cizer tayfasini anlayabiliriz, buyuk menfaatleri olmasi hasabiyle. Bunu bazi siradan, senin benim gibi, insanlarin gorememesini ve hatta canhiras bir sekilde desteklemesini anlamak ta mumkun, lakin bu anlamanin kotu ve negatif imalari var o kisilere yonelik... Kimisi akrabamiz, kimisi arkadasimiz bu insanlarin,

Kafayi kullanmak boslukta, dolayisiyla bir anlam ve islevlikten uzak, ideal bir ulke ve politikaci hayali ve safsatasiyla mevcut iktidari kiyaslayip demagoji yapmak degildir. Hele hele tam bir kanli kartel olmus, modern eskiya olmus bir orgutun (PKK) terorunun savunuculugunu yapmak, veya sirf sizin mezhebinizden oldugu icin cani, azili, ve kendi vatandaslarinin on binlercesini katleden, hayati onlara zindan eden, baska ulkelerde onlarin parya ve dilenci olmalarina sebep olan bir diktatoru, Hz. Huseyin'in zalime karsi efsanevi durusuna ragmen desteklemek asla degildir.

Kafayi ve kalbi kullanmak her zaman vicdanli ve izanli kiyaslama ve karsilastirma yaparak elestirel bakmaktir. Gecmiste durum nasildi, politikacilar nasildi, simdi nasil? Rakamlar ve istatistik neyi soyluyor, ona bakmaktir. Yakin cografyamizda neler oluyor, kimler neler yapiyor? Biz icimize kapanarak kurtulabilir miyiz etrafimiza orulen ates cemberinden? sorularina cevap arayarak dusunup tasinmaktir.

Insan aklina hakaret edercesine cikarimlar yapmak, "bu (kotu) olayin arkasinda Erdogan var" hastaligiyla oksijen sarf etmek bunu soyleyenin aklinin kucuklugunu gostermekten baska insanimizin kritik dusunmede ne kadar geri kaldigi gercegini de bize hatirlatiyor.

Turkiye'deki sorun bir zumrenin milletin geri kalaniyla esit olarak yasamakla sorunlu olmalaridir. Onlarin aslinda "insan" olamamasi sorunudur.  Bekir Coskun gibi birisinin "aydin" oldugu ulkemizin almasi gereken epey zahmetli bir yol var demektir. Boyle insanlarda hangi entellektuel derinlik sezebilir, ve onlardan hangi musbet ilham alabilirsiniz?

Bir de beyinlerini din adina bir meczuba ipotek edenler var ki onlara Allah akil fikir versin.